"misplacing" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi yanlış yere koyup sonra bulamamak; genellikle bir süre sonra tekrar bulunur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle anahtar, telefon, gözlük gibi günlük eşyalar için kullanılır. 'Lose'dan (kaybetmek) daha hafif ve genellikle eşyayı yeniden bulma beklentisi vardır.
أمثلة
I keep misplacing my keys.
Anahtarlarımı sürekli **yanlış yere koyuyorum**.
She apologized for misplacing the book.
Kitabı **yanlış yere koyduğu** için özür diledi.
Misplacing your wallet can be stressful.
Cüzdanını **yanlış yere koymak** stresli olabilir.
I’m always misplacing my phone when I’m in a hurry.
Aceleyle giderken her zaman telefonumu **yanlış yere koyuyorum**.
If you’re misplacing things a lot, try to keep a routine spot for them.
Eğer sık sık **yanlış yere koyuyorsan**, onlara sabit bir yer ayırmaya çalış.
Don’t worry, I’m sure you’re just misplacing your glasses, not losing them.
Endişelenme, eminim sadece gözlüğünü **yanlış yere koymuşsundur**, kaybetmedin.