"measure against" بـTurkish
التعريف
Olumsuz veya tehlikeli bir duruma karşı koruma veya önlem amacıyla alınan aksiyon veya politika.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Önlem' ve 'tedbir' genellikle resmi veya iş dünyasında kullanılır; 'önlem almak', 'tedbir almak' gibi kalıplarla geçer. Genellikle sorun ortaya çıkmadan önce veya devam ederken uygulanır.
أمثلة
The government took strict measures against pollution.
Hükümet, kirliliğe karşı sıkı **önlem** aldı.
We need to prepare measures against the flu season.
Grip sezonuna karşı **önlem** hazırlamamız gerek.
Companies often create measures against cyber attacks.
Şirketler sıklıkla siber saldırılara karşı **önlem** oluştururlar.
They implemented new measures against data leaks after the incident.
Olaydan sonra veri sızıntılarına karşı yeni **tedbirler** uyguladılar.
Washing your hands is an easy measure against getting sick.
Ellerinizi yıkamak, hastalanmamak için kolay bir **önlem**dir.
Do you think these measures against fraud will really work?
Sence bu **önlemler** sahtekarlığı gerçekten önleyecek mi?