"make a play" بـTurkish
التعريف
İstediğini elde etmek için bilinçli bir hamle yapmak veya ilgi göstermek; genellikle spor, iş veya romantik durumlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde gayriresmi bir ifadedir. İş, spor veya ilişkilerde istenileni kazanmak için yapılan girişimleri anlatır. 'make a play for' yapısı belli bir hedefe hamle yapmayı gösterir; tiyatro ile ilgili değildir.
أمثلة
He decided to make a play for the new position at work.
O, işteki yeni pozisyon için **hamle yapmaya** karar verdi.
She tried to make a play for the ball during the game.
O, maç sırasında top için **hamle yaptı**.
Tom wants to make a play for Jenny.
Tom, Jenny için **hamle yapmak** istiyor.
If you want that promotion, now is the time to make a play.
O terfiyi istiyorsan, şimdi **hamle yapma** zamanı.
Did you see how Mark tried to make a play for her at the party?
Partide Mark'ın ona nasıl **ilgisi gösterdiğini** gördün mü?
Other companies may make a play for our clients if we're not careful.
Dikkatli olmazsak diğer şirketler müşterilerimiz için **hamle yapabilir**.