"macrobiotic" بـTurkish
التعريف
Doğal, tam tahıllar, sebzeler ve baklagiller gibi yiyeceklerin tercih edildiği ve fiziksel ve zihinsel dengeyi amaçlayan bir diyet ve yaşam tarzını ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'macrobiotic diet' gibi sıfat olarak kullanılır. Sağlık ve beslenme alanlarında yaygındır; tamamen vejetaryen değildir, bazen balık içerebilir. Resmi ve özel alanlarda daha çok kullanılır.
أمثلة
She follows a macrobiotic diet for her health.
Sağlığı için **makrobiyotik** bir diyet uyguluyor.
There are many macrobiotic recipes online.
İnternette birçok **makrobiyotik** tarif var.
He read a book about macrobiotic living.
O, **makrobiyotik** yaşam hakkında bir kitap okudu.
Eating macrobiotic meals helped her feel more energetic.
**Makrobiyotik** yemekler yemek onun daha enerjik hissetmesini sağladı.
The restaurant offers plenty of macrobiotic options on the menu.
Restoran menüsünde bolca **makrobiyotik** seçenek bulunuyor.
She switched to a macrobiotic lifestyle after her retreat in the mountains.
Dağdaki inzivadan sonra **makrobiyotik** bir yaşam tarzına geçti.