"lynched" بـTurkish
التعريف
Bir topluluk tarafından, yargısız infaz şeklinde, genellikle asılarak öldürülmek demektir; çoğunlukla şiddet ve adaletsizliğin bir sonucu olarak ortaya çıkar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çok ciddi ve tarihsel bir terimdir; özellikle ABD tarihinde ırksal şiddetle ilişkilidir. Duyarlı ortamlarda dikkatli kullanın. 'lynched' fiilinin geçmiş zamanıdır.
أمثلة
He was lynched by an angry mob.
O öfkeli bir kalabalık tarafından **linç edildi**.
The accused man was lynched before he could stand trial.
Suçlanan adam, mahkemeye çıkamadan önce **linç edildi**.
Many innocent people were lynched in the past.
Geçmişte birçok masum insan **linç edildi**.
Rumors spread so quickly that the stranger was almost lynched before anyone knew the truth.
Söylentiler öyle hızlı yayıldı ki, yabancı kişi gerçeği kimse bilmeden önce neredeyse **linç edildi**.
The shocking news reported that a tourist had been lynched in the remote village.
Şok eden haberlerde, bir turistin ücra bir köyde **linç edildiği** bildirildi.
After the incident, the community was horrified that someone could be lynched in their town in modern times.
Olaydan sonra, topluluk kendi şehirlerinde modern çağda birisinin **linç edildiğini** öğrenmekten dehşete düştü.