"lover" بـTurkish
التعريف
Birine romantik veya cinsel olarak ilgi duyan kişi; ayrıca müzik, kitap gibi bir şeye tutkuyla bağlı olan kişi için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Aşık ya da sevgili daha çok duygusal, hatta bazen edebi bir ifadeyle; bazen evlilik dışı ilişkiler için de kullanılır. 'Müzik meraklısı' gibi kalıplarda sadece bir şeye ilgiyi anlatır.
أمثلة
She is a cat lover.
O bir kedi **meraklısı**.
He wrote a letter to his lover.
O, **sevgilisine** bir mektup yazdı.
My father is a jazz lover.
Babam bir caz **meraklısı**dır.
They were secret lovers for years.
Onlar yıllarca gizli **âşıklardı**.
As a book lover, I could spend all day in that store.
Bir **kitapsever** olarak, o dükkânda bütün günü geçirebilirim.
He's more of a beach lover than a mountain person.
O, dağdan çok bir **plaj meraklısı**.