"lovelorn" بـTurkish
التعريف
Karşılıksız aşktan ya da sevdiğini kaybetmekten dolayı üzgün ve yalnız olan birinin ruh hali. Uzun süren aşk acısı için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi veya şiirsel anlatımlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'Heartbroken'dan farklı olarak uzun süren aşk özlemini vurgular.
أمثلة
He felt lovelorn after his girlfriend moved away.
Kız arkadaşı taşındıktan sonra kendini **aşık olduğu için üzgün** hissetti.
The lovelorn boy sat alone at the park.
**Aşık olduğu için üzgün** çocuk parkta tek başına oturuyordu.
She wrote a lovelorn letter to her old boyfriend.
Eski erkek arkadaşına **aşık olduğu için üzgün** bir mektup yazdı.
After the breakup, he wandered the streets like a lovelorn poet.
Ayrılıktan sonra, **aşık olduğu için üzgün** bir şair gibi sokaklarda dolaştı.
The movie tells the story of a lovelorn woman searching for her soulmate.
Film, ruh eşini arayan **aşk acısı çeken** bir kadının hikayesini anlatıyor.
Anyone who's ever been lovelorn knows how hard it is to move on.
Daha önce **aşık olduğu için üzgün** olmuş biri, devam etmenin ne kadar zor olduğunu bilir.