اكتب أي كلمة!

"lose out" بـTurkish

fırsatı kaçırmakkaybetmek (avantaj/fırsat)

التعريف

Başkaları faydalanırken, sizin iyi bir fırsatı veya avantajı kaçırmanız.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

'Lose out' gayriresmîdir ve genellikle 'on' ile kullanılır ('lose out on a job'). Basitçe 'kaybetmek'ten farklı; çoğunlukla dış etkenler veya geç kalma yüzünden fırsat kaçırmayı anlatır.

أمثلة

If you don't hurry, you might lose out on the best seats.

Eğer acele etmezsen, en iyi koltukları **kaçırabilirsin**.

She didn't want to lose out on the opportunity to study abroad.

Yurtdışında okuma fırsatını **kaçırmak** istemedi.

We lost out because we didn't know about the sale.

Satıştan haberimiz olmadığı için **fırsatı kaçırdık**.

If you don't apply soon, you'll lose out to someone else.

Yakında başvurmazsan, başkası sayesinde **fırsatı kaçırırsın**.

I hate to lose out just because I didn't check my email.

Sadece e-postamı kontrol etmedim diye **fırsatı kaçırmaktan** nefret ediyorum.

Many small shops lose out when big supermarkets open nearby.

Büyük süpermarketler açıldığında birçok küçük dükkan **avantajını kaybeder**.