"lose out" بـTurkish
التعريف
Başkaları faydalanırken, sizin iyi bir fırsatı veya avantajı kaçırmanız.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Lose out' gayriresmîdir ve genellikle 'on' ile kullanılır ('lose out on a job'). Basitçe 'kaybetmek'ten farklı; çoğunlukla dış etkenler veya geç kalma yüzünden fırsat kaçırmayı anlatır.
أمثلة
If you don't hurry, you might lose out on the best seats.
Eğer acele etmezsen, en iyi koltukları **kaçırabilirsin**.
She didn't want to lose out on the opportunity to study abroad.
Yurtdışında okuma fırsatını **kaçırmak** istemedi.
We lost out because we didn't know about the sale.
Satıştan haberimiz olmadığı için **fırsatı kaçırdık**.
If you don't apply soon, you'll lose out to someone else.
Yakında başvurmazsan, başkası sayesinde **fırsatı kaçırırsın**.
I hate to lose out just because I didn't check my email.
Sadece e-postamı kontrol etmedim diye **fırsatı kaçırmaktan** nefret ediyorum.
Many small shops lose out when big supermarkets open nearby.
Büyük süpermarketler açıldığında birçok küçük dükkan **avantajını kaybeder**.