"locking" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kilit veya benzeri bir mekanizma ile güvenli veya erişilmez hâle getirme eylemi. Genellikle kapı, pencere ya da dijital cihazlar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok fiziksel güvenlik için kullanılır: 'locking the door', 'locking up', 'locking your phone' gibi. Duygusal ya da soyut anlamlarda kullanılmaz.
أمثلة
She is locking the front door before leaving.
O dışarı çıkmadan önce ön kapıyı **kilitliyor**.
He is locking his bike to the post.
O, bisikletini direğe **kilitliyor**.
Are you locking your phone before you put it away?
Telefonunu yerine koymadan önce **kilitliyor** musun?
Can you make sure all the windows are locking properly?
Tüm pencerelerin düzgün şekilde **kilitlendiğinden** emin olabilir misin?
People are locking up their bikes all over the city lately.
Son zamanlarda şehirde herkes bisikletlerini **kilitliyor**.
I hate it when I come home and realize I forgot about locking the door.
Eve gelip kapıyı **kilitlemeyi** unuttuğumu fark etmekten nefret ediyorum.