"lobbied" بـTurkish
التعريف
Hükümet yetkilileri veya yasa yapıcıları belirli bir konu veya karar hakkında etkilemeye çalışmak, genellikle organize ve sürekli bir çabayla.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'lobbied', genellikle politik veya ticari ortamda ve 'lobbied for/against' şeklinde kullanılır. Basit bir istekte bulunmaktan farklı olarak, organize ve bazen profesyonel bir çaba anlamına gelir.
أمثلة
They lobbied the mayor for better schools.
Daha iyi okullar için belediye başkanına **lobicilik yaptı**lar.
The company lobbied against the new law.
Şirket yeni yasaya karşı **lobicilik yaptı**.
Farmers lobbied for more water during the drought.
Çiftçiler kuraklık sırasında daha fazla su için **lobicilik yaptı**.
Activists lobbied hard to change the city’s recycling program.
Aktivistler, şehrin geri dönüşüm programını değiştirmek için yoğun şekilde **lobicilik yaptı**.
Several groups lobbied Congress to increase funding for science.
Birkaç grup, bilime daha fazla fon sağlanması için Kongre'ye **lobicilik yaptı**.
Last year, she lobbied hard for more disability rights.
Geçen yıl, daha fazla engelli hakkı için yoğun **lobicilik yaptı**.