اكتب أي كلمة!

"live out of a suitcase" بـTurkish

valizle yaşamak

التعريف

Sürekli seyahat edip eşyalarını valizden çıkarmadan yaşamak, sabit bir evi olmadan hareketli bir hayat sürmek demektir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Bu deyim gayri resmi olarak kullanılır ve sık seyahat edenler için uygundur. Gerçekten valizle yaşamak anlamına gelmez; hareketli, yorucu bir hayatı anlatır. 'I'm tired of living out of a suitcase' cümlesinde olduğu gibi, yorgunluk ifade eder.

أمثلة

She has to live out of a suitcase because her job sends her to different cities every week.

İşi nedeniyle her hafta başka bir şehre gitmek zorunda olduğu için **valizle yaşamak** zorunda.

I don't like to live out of a suitcase; I prefer to stay at home.

**Valizle yaşamak** hoşuma gitmiyor; evde kalmayı tercih ederim.

After six months of living out of a suitcase, he was happy to finally settle down.

Altı ay **valizle yaşadıktan** sonra sonunda yerleşmekten mutluluk duydu.

I feel like I just live out of a suitcase these days with all this traveling.

Son zamanlarda bu kadar seyahatle resmen **valizle yaşadığımı** hissediyorum.

Touring musicians get used to living out of a suitcase for months at a time.

Turneye çıkan müzisyenler aylarca **valizle yaşamaya** alışkındır.

We’ve been living out of a suitcase since our house flooded last month.

Geçen ay evimiz su bastığından beri **valizle yaşıyoruz**.