"live and let live" بـTurkish
التعريف
Başkaları kendi istedikleri gibi yaşasın, sen de kendi hayatını yaşa; kimse kimseye karışmamalı.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Samimi ve gayriresmî konuşmalarda kullanılır; genellikle tartışmayı yumuşatmak veya başkasının tercihine karışmamayı vurgularken söylenir.
أمثلة
My motto is live and let live.
Benim motom **bırak yaşasınlar, sen de yaşa**.
We should all practice live and let live.
Hepimizin **bırak yaşasınlar, sen de yaşa** ilkesini uygulaması gerekir.
Her attitude is always live and let live.
Onun tavrı hep **bırak yaşasınlar, sen de yaşa** şeklindedir.
I don't agree with everything he does, but I believe in live and let live.
Her yaptığına katılmıyorum ama **bırak yaşasınlar, sen de yaşa** ilkesine inanıyorum.
If more people had a live and let live mindset, the world would be more peaceful.
Daha çok kişi **bırak yaşasınlar, sen de yaşa** anlayışında olsaydı, dünya daha huzurlu olurdu.
We have different lifestyles. That's okay—live and let live.
Yaşam tarzlarımız farklı. Sorun yok—**bırak yaşasınlar, sen de yaşa**.