"leave open" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kapatmadan bırakmak (örneğin, kapı, pencere) veya bir konuyu karara bağlamadan açık bırakmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Somut nesnelerde (kapı, pencere) 'açık bırakmak', karar veya konularda 'belirsiz bırakmak' kullanılır. İş dünyasında seçenek açık tutmak için yaygındır.
أمثلة
Please leave open the door for fresh air.
Lütfen temiz hava için kapıyı **açık bırakın**.
We decided to leave open the possibility of another meeting.
Başka bir toplantı olasılığını **açık bıraktık**.
Do not leave open the window if it is raining.
Eğer yağmur yağıyorsa pencereyi **açık bırakmayın**.
Let's leave open what we want to do this weekend and decide later.
Hafta sonu ne yapacağımızı **açık bırakalım** ve sonra karar verelim.
The issue was left open because nobody could agree.
Kimse anlaşamadığı için konu **açık kaldı**.
You can leave open your options until the last minute.
Son dakikaya kadar seçeneklerinizi **açık bırakabilirsiniz**.