"leave a bad taste in your mouth" بـTurkish
التعريف
Bir deneyim, durum veya kişinin davranışı sonrasında insana rahatsızlık veya hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular bırakıyorsa bu ifade kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gerçek tatla ilgili değildir, tamamen mecazi kullanılır. Genelde olumsuz deneyimlerden sonra kullanılır, hem günlük konuşmada hem yazılı dilde yer alabilir.
أمثلة
The rude waiter left a bad taste in my mouth after dinner.
Yemekte kaba garson bende **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.
The way the boss treated her left a bad taste in my mouth.
Patronun ona davranışı bende **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.
The movie's ending left a bad taste in my mouth.
Filmin sonu bende **kötü bir tat bıraktı**.
Getting blamed for something I didn’t do really leaves a bad taste in my mouth.
Yapmadığım bir şeyden suçlanmak gerçekten **kötü bir tat bırakıyor**.
Her apology wasn’t sincere and it just left a bad taste in my mouth.
Onun özrü samimi değildi ve bu sadece **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.
The meeting ended badly and honestly, it left a bad taste in my mouth.
Toplantı kötü bitti ve açıkçası bu **kötü bir tat bıraktı**.