"leaning" بـTurkish
eğilmeeğilim
التعريف
'Eğilme', bir şeyin yana yatmış durumu veya 'eğilim', bir konuya olan meyil veya tercih anlamına gelebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Eğilim' çoğunlukla fikir veya tercih belirtirken, 'eğilme' nesnenin konumu için kullanılır. 'learning' (öğrenme) ile karıştırmayın.
أمثلة
He is leaning on the fence.
O, çite **yaslanıyor**.
The ladder is leaning against the wall.
Merdiven duvara **dayanıyor**.
She has a leaning toward art.
Onun sanata karşı bir **eğilimi** var.
I'm leaning more toward staying home tonight.
Bu gece evde kalmaya daha çok **eğilimliyim**.
Her political leanings are pretty obvious.
Onun siyasi **eğilimleri** oldukça açık.
Stop leaning your chair like that, you'll fall.
Sandalyesini böyle **eğme**, düşeceksin.