"lead to do" بـTurkish
التعريف
Birini veya bir şeyi bir eylemde bulunmaya ya da bir şeyi yapmaya sebep olmak veya yönlendirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu ifade resmidir ve çoğunlukla yazılı ve akademik ortamlarda kullanılır. Sonuç veya sürece vurgu yapar, doğrudan zorlama anlamı taşımaz.
أمثلة
The teacher's advice led me to do my homework early.
His illness led him to do more exercise.
Hastalığı onu **daha fazla egzersiz yapmaya yol açtı**.
The noise outside led us to do our work inside.
Dışarıdaki gürültü bizi **içeride çalışmaya yol açtı**.
I never planned to move abroad, but losing my job led me to do it.
Yurtdışına taşınmayı hiç düşünmemiştim, fakat işimi kaybetmem **buna yol açtı**.
Sometimes a small mistake can lead you to do something great.
Bazen küçük bir hata **sizi harika bir şey yapmaya yönlendirebilir**.
The team's success led others to do the same thing.
Ekibin başarısı, **başkalarını da aynı şeyi yapmaya yönlendirdi**.