"lead a dog's life" بـTurkish
التعريف
Hayatı çok zor, mutsuz veya problemsiz geçen kişiler için kullanılan bir deyimdir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Deyimdir; gerçek anlamda kullanılmaz. Genelde yakınma ya da esprili bir anlatımla tercih edilir.
أمثلة
He works all day and all night. He really leads a dog's life.
Bütün gün ve gece çalışıyor. Gerçekten **köpek gibi yaşıyor**.
She said she leads a dog's life because of all her troubles at home.
Evdeki tüm sorunları yüzünden **köpek gibi yaşadığını** söyledi.
Many workers in the factory feel they lead a dog's life.
Fabrikadaki birçok işçi, **köpek gibi yaşadıklarını** hissediyor.
After losing his job and his apartment, he said he was leading a dog's life.
İşini ve evini kaybettikten sonra, **köpek gibi yaşadığını** söyledi.
Don't feel bad for me—I've been leading a dog's life for years, I'm used to it.
Benim için üzülme—yıllardır **köpek gibi yaşıyorum**, alıştım artık.
Ever since their company shut down, they've really been leading a dog's life.
Şirketleri kapandığından beri gerçekten **köpek gibi yaşıyorlar**.