"land of opportunity" بـTurkish
التعريف
Çok çalışılarak başarıya ulaşılabilecek, birçok fırsatın bulunduğu ülke veya yer için söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle ABD gibi göçmenlerin fırsat aradığı ülkeler için söylenir; ironik şekilde de kullanılabilir.
أمثلة
She moved to the land of opportunity to find a better job.
Daha iyi bir iş bulmak için **fırsatlar ülkesine** taşındı.
Many people think America is the land of opportunity.
Birçok insan Amerika'nın **fırsatlar ülkesi** olduğunu düşünüyor.
For him, this city was a land of opportunity.
Onun için bu şehir bir **fırsatlar ülkesi**ydi.
People come from all over the world chasing the dream of the land of opportunity.
İnsanlar **fırsatlar ülkesi** hayalini takip ederek dünyanın dört bir yanından geliyor.
After years of hard work, he finally saw why this was called a land of opportunity.
Yıllarca çok çalıştıktan sonra, nihayet buraya neden **fırsatlar ülkesi** dendiğini anladı.
Sometimes the so-called land of opportunity isn’t as welcoming as people hope.
Bazen sözde **fırsatlar ülkesi** insanların umduğu kadar misafirperver olmayabilir.