"lacerated" بـTurkish
التعريف
Cilt veya etin derin ya da sert bir şekilde yırtılması veya kesilmesi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Tıbbi veya resmi bir terimdir; genellikle ciddi veya kazayla oluşan yaralar için kullanılır. 'lacerated wound', derin veya ciddi yaraları anlatır; küçük kesikler için kullanılmaz.
أمثلة
The doctor cleaned the lacerated skin on his arm.
Doktor, kolundaki **yırtılmış** deriyi temizledi.
She had a lacerated lip after the accident.
Kazadan sonra dudağı **yırtılmış**tı.
His shirt was torn and his hands were lacerated.
Gömleği yırtılmış ve elleri **yırtılmıştı**.
He fell on the rocks and got a badly lacerated knee.
Kayalara düştü ve dizi fena şekilde **yırtılmıştı**.
The rescue team treated several lacerated hikers after the accident.
Kurtarma ekibi kazadan sonra birkaç **yırtılmış** yürüyüşçüye müdahale etti.
The animal escaped but was severely lacerated by the fence.
Hayvan kaçtı ama çitten dolayı ciddi şekilde **yırtılmıştı**.