"keep a low profile" بـTurkish
التعريف
Kendine dikkat çekmemek ve olayların dışında kalmak için mümkün olduğunca sessiz davranmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle tavsiye verirken veya sıkıntı çıkmasın diye dikkat çekmemek gerektiğinde kullanılır. 'Göz önünde olma', 'dikkat çekme' şeklinde de ifade edilir.
أمثلة
He tried to keep a low profile at the party.
O partide **göze batmamaya** çalıştı.
After the argument, she decided to keep a low profile.
Tartışmadan sonra **göze batmamaya** karar verdi.
It's best to keep a low profile when you are new at work.
İş yerinde yeniysen **göze batmamak** en iyisidir.
After all the drama lately, I'm just going to keep a low profile for a while.
Son zamanlardaki tüm olaylardan sonra bir süre **göze batmayacağım**.
If you don't want any trouble, just keep a low profile.
Eğer sorun istemiyorsan, sadece **göze batma**.
Celebrities sometimes need to keep a low profile to avoid the paparazzi.
Ünlüler bazen paparazziden uzak durmak için **göze batmamalı**.