"judge on its own merits" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi veya birini sadece kendi özellikleriyle değerlendirmek, başkalarıyla kıyaslamadan veya dış etkenlerden etkilenmeden.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmi hem gayriresmi ortamlarda, adalet ve tarafsızlığı vurgulamak için kullanılır. Genellikle 'should', 'must' gibi kelimelerle kullanılır. Sanat, insan, fikir, öneri gibi birçok şey için geçerlidir.
أمثلة
We should judge on its own merits and not on reputation.
Yalnızca itibara göre değil, **kendi başına değerlendirerek yargılamak** gerekir.
Please judge on its own merits when reviewing this project.
Lütfen bu projeyi incelerken **kendi başına değerlendirerek yargılayın**.
Try to judge on its own merits instead of comparing to others.
Diğerleriyle karşılaştırmak yerine **kendi başına değerlendirerek yargılamaya** çalış.
Each application will be judged on its own merits, so everyone has a fair chance.
Her başvuru **kendi başına değerlendirerek yargılanacak**, böylece herkesin adil bir şansı olacak.
Let’s judge on its own merits rather than bringing up past failures.
Geçmişteki başarısızlıkları gündeme getirmek yerine **kendi başına değerlendirerek yargılayalım**.
That painting is unusual, but I think we should judge on its own merits.
O tablo alışılmadık, ama bence **kendi başına değerlendirerek yargılamalıyız**.