"jubilant" بـTurkish
التعريف
Büyük bir sevinç, mutluluk veya başarıdan sonra hissedilen ya da gösterilen yüksek coşku.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ve özellikle grupça kutlamalarda kullanılır. 'coşkulu kalabalık', 'coşkulu taraftarlar' gibi ifadelerde sıkça geçer. Hafif mutluluklar için kullanılmaz.
أمثلة
The team was jubilant after winning the championship.
Takım şampiyonluğu kazandıktan sonra **coşkuluydu**.
She felt jubilant when she heard the good news.
İyi haberi duyunca **coşkulu** hissetti.
The crowd was jubilant during the celebration.
Kutlama sırasında kalabalık **coşkuluydu**.
He gave a jubilant shout when he passed the final exam.
Final sınavını geçince **coşkulu** bir çığlık attı.
Everyone danced in a jubilant mood at the wedding.
Herkes düğünde **coşkulu** bir şekilde dans etti.
Their jubilant reaction showed just how much the victory meant to them.
Onların **coşkulu** tepkisi, bu zaferin onlar için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.