"jealousies" بـTurkish
التعريف
Başka birinin sahip olduklarına veya yaşadıklarına karşı yoğun kıskançlık veya haset duyguları; genellikle farklı kaynaklardan veya durumlardan gelen çeşitli kıskançlıkları ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır; daha çok edebiyatta veya psikolojide çoklu kıskançlık türlerini belirtmek için tercih edilir.
أمثلة
The novel describes the secret jealousies between the sisters.
Roman, kardeşler arasındaki gizli **kıskançlıkları** anlatıyor.
Workplace jealousies can harm team spirit.
İşyerindeki **kıskançlıklar** ekip ruhuna zarar verebilir.
Their marriage struggled because of old jealousies.
Evlilikleri, eski **kıskançlıklar** yüzünden sarsıldı.
Old family jealousies often resurface at reunions.
Eski aile **kıskançlıkları** buluşmalarda genellikle tekrar ortaya çıkar.
The artist painted scenes filled with romantic jealousies and heartbreak.
Sanatçı, romantik **kıskançlıklarla** ve kalp kırıklığıyla dolu sahneler resmetti.
All those little jealousies from the past don't matter anymore.
Geçmişteki o küçük **kıskançlıkların** artık önemi yok.