"jazzed" بـTurkish
التعريف
Yakında olacak bir şey hakkında aşırı heyecanlı veya enerjik hissetmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi olmayan, samimi konuşmalarda kullanılır. Olumlu heyecan için kullanılır, resmiyetten kaçının.
أمثلة
I'm really jazzed for the game tonight.
Bu geceki maç için gerçekten **çok heyecanlıyım**.
She felt jazzed after hearing the good news.
İyi haberi alınca kendini **çok heyecanlı** hissetti.
The children are jazzed about their school trip.
Çocuklar okul gezisi için **çok heyecanlı**.
I'm so jazzed to finally meet you in person!
Seni nihayet yüz yüze göreceğim için **çok heyecanlıyım**!
Everyone in the office is jazzed about the big project launch.
Ofiste herkes büyük projenin başlatılması için **çok heyecanlı**.
He got so jazzed when his favorite band showed up unexpectedly.
En sevdiği grup aniden ortaya çıkınca çok **coşkulu** oldu.