"jam" بـTurkish
التعريف
Jam genellikle ekmeğe sürülen tatlı meyve reçelidir. Ayrıca, bir yerde sıkışıklık ya da tıkanıklık durumunu anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük kullanımda 'reçel' yiyecek için, 'trafik sıkışıklığı' ise trafik için kullanılır. Fiil olarak bir şeyin sıkışması veya tıkanması anlamına gelir. 'Jöle (jelly)' ile karıştırılmamalı.
أمثلة
I put strawberry jam on my toast this morning.
Bu sabah tosta çilekli **reçel** sürdüm.
We were late because of a traffic jam.
Trafik **sıkışıklığı** yüzünden geç kaldık.
The window jammed, so I couldn't open it.
Pencere **sıkıştığı** için açamadım.
My printer always jams when I'm in a hurry.
Aceleyle çıktığımda yazıcım hep **sıkışıyor**.
Don't jam all your clothes into that small bag.
Tüm kıyafetlerini o küçük çantaya **sıkıştırma**.
There was a huge jam outside the stadium after the game.
Maçtan sonra stadyumun dışında büyük bir **sıkışıklık** vardı.