"invigorated" بـTurkish
التعريف
Dinlendikten, egzersiz yaptıktan ya da motive edici bir şeyden sonra daha enerjik ve canlı hissetmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle insanları veya canlandırıcı deneyimleri anlatırken olumlu anlamda kullanılır. 'feel invigorated', 'left me invigorated' gibi kalıplarla sık sık karşılaşabilirsiniz. Resmi değildir.
أمثلة
After the walk, I felt invigorated.
Yürüyüşten sonra kendimi **enerjik** hissettim.
The fresh air made everyone feel invigorated.
Temiz hava herkesin kendini **canlanmış** hissetmesini sağladı.
A cold shower can leave you invigorated in the morning.
Sabah soğuk bir duş sizi **canlanmış** hissettirebilir.
After that cup of coffee, I felt completely invigorated and ready for the day.
O kahveden sonra tamamen **enerjik** hissettim ve güne hazırım.
A quick swim in the sea always leaves me feeling invigorated.
Denizde hızlı bir yüzme her zaman kendimi **canlanmış** hissettiriyor.
She looked so invigorated after her vacation, like a brand new person.
Tatilden sonra o kadar **canlanmış** görünüyordu ki, adeta bambaşka biriydi.