"interlocks" بـTurkish
التعريف
İki veya daha fazla şeyin birbirine sıkıca bağlanıp kolayca ayrılmaması durumu. Bir parçanın çalışması diğerine bağlı olan güvenlik sistemlerinde de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Teknik, mekanik ve günlük hayatta sıkça geçer. Özellikle parça-parça birleşen veya güvenlik sistemlerinde görülür. 'overlap' (örtüşmek) veya 'intertwine' (iç içe geçmek) ile karıştırmayın.
أمثلة
The two pieces interlock easily to make a square.
İki parça kolayca **kilitlenerek** kare oluşturur.
Locks on the doors interlock for extra security.
Kapılardaki kilitler, ekstra güvenlik için **birbiriyle kilitlenir**.
Their fingers interlocked as they walked down the street.
Yolda yürürken parmakları **kilitlendi**.
These gears are designed so they interlock perfectly and nothing jams.
Bu dişliler, hiçbir şey sıkışmasın diye mükemmel şekilde **kilitlenecek** şekilde tasarlanmıştır.
The stories from both books interlock in unexpected ways.
Her iki kitaptaki hikâyeler beklenmedik şekillerde **birbiriyle bağlantılıdır**.
The train doors won’t open unless the safety systems interlock.
Tren kapıları, güvenlik sistemleri **birbiriyle kilitlenmedikçe** açılmaz.