"interfered" بـTurkish
التعريف
Kendi sorumluluğu olmayan bir duruma karışmak veya değiştirmeye çalışmak, genellikle istenmeyen şekilde.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla istenmeyen, uygunsuz bir karışmayı anlatır; kişinin sorumluluğu dışında yapılan müdahalede olumsuz etki vardır. 'interfered with' yaygın bir kalıptır.
أمثلة
He interfered in their private conversation.
Onların özel konuşmasına **müdahale etti**.
Someone interfered with the equipment last night.
Birisi dün gece ekipmana **müdahale etti**.
She was upset because her parents interfered in her decision.
Ebeveynleri kararına **müdahale etti**ği için üzgündü.
I wish you hadn’t interfered; I could have handled it myself.
Keşke **müdahale etmeseydin**; kendim halledebilirdim.
Nothing good ever happens when outsiders have interfered in local matters.
Dışarıdan gelenler yerel meselelere **müdahale ettiğinde** asla iyi bir şey olmaz.
The outcome might have been different if no one interfered.
Kimse **müdahale etmeseydi**, sonuç farklı olabilirdi.