"interconnected" بـTurkish
التعريف
Bazı şeylerin birbirine böyle bağlı olması ki, biri değiştiğinde diğeri de etkilenir ya da ona bağlı olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Teknik, bilimsel ve sosyal alanlarda kullanılır. ‘Bağlantılı’dan farklı olarak karşılıklı etkileşimi vurgular.
أمثلة
The internet is made up of interconnected computers.
İnternet, **birbiriyle bağlantılı** bilgisayarlardan oluşur.
All the rooms in the building are interconnected.
Binadaki tüm odalar **birbiriyle bağlantılıdır**.
The problems are interconnected, so solving one helps with another.
Sorunlar **birbiriyle bağlantılı**, bu yüzden birini çözmek diğerine de yardımcı olur.
These two markets are so interconnected that a change in one affects the other immediately.
Bu iki pazar öyle **birbiriyle bağlantılı** ki birindeki değişiklik hemen diğerini etkiler.
Our lives have become more interconnected thanks to technology.
Teknoloji sayesinde hayatlarımız daha **birbiriyle bağlantılı** hale geldi.
It's amazing how interconnected different cultures can be, even from opposite sides of the world.
Farklı kültürlerin dünyanın zıt uçlarında olsalar bile ne kadar **birbiriyle bağlantılı** olabildiğine şaşırmamak elde değil.