"interacting" بـTurkish
التعريف
Birisiyle ya da bir şeyle iletişimde bulunmak veya bir etkinlikte birlikte yer almak, böylece karşılıklı olarak etkilemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'interacting with' (
أمثلة
The children are interacting in the playground.
Çocuklar oyun alanında **etkileşimde bulunuyor**.
She enjoys interacting with her classmates.
Sınıf arkadaşlarıyla **etkileşimde bulunmaktan** hoşlanıyor.
We are interacting with the new software for the first time.
Yeni yazılımla ilk kez **etkileşimde bulunuyoruz**.
He’s much happier now that he’s interacting more at work.
Artık iş yerinde daha fazla **etkileşimde bulunduğu** için çok daha mutlu.
Try interacting with the app—it’s really easy to use.
Uygulamayla **etkileşimde bulunmayı** deneyin—kullanması gerçekten çok kolay.
Dogs love interacting with new people at the park.
Köpekler parkta yeni insanlarla **etkileşimde bulunmayı** sever.