"intensifies" بـTurkish
التعريف
Bir şey daha güçlü veya şiddetli hale gelir; kuvveti, derecesi veya miktarı artar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi veya akademik bir tondur. Duygular, hava durumu, tartışmalar veya süreçlerde kullanılır; nesnelerin büyümesi için kullanılmaz.
أمثلة
The rain intensifies as the storm continues.
Fırtına devam ederken yağmur **şiddetlenir**.
Fear intensifies when the lights go out.
Işıklar sönünce korku **artar**.
The music intensifies near the end of the movie.
Filmin sonunda müzik **şiddetlenir**.
Their argument intensifies whenever money is mentioned.
Para konusu açılınca tartışmaları **şiddetlenir**.
The rivalry between the teams intensifies during finals week.
Finaller haftasında takımlar arasındaki rekabet **şiddetlenir**.
As pressure from work intensifies, she finds it harder to relax.
İşten gelen baskı **artınca**, rahatlaması daha zor hale geliyor.