"intangibles" بـTurkish
التعريف
Görülemeyen veya dokunulamayan şeyler; fikirler, itibar ya da marka değeri gibi. İş dünyasında genellikle marka değeri, patent gibi maddi olmayan varlıkları ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle iş ve muhasebede 'intangibles' kullanılır. Örneğin, 'intangible assets' veya 'intangibles like goodwill or reputation'. 'Tangibles' (fiziksel varlıklar) ile karıştırılmamalı.
أمثلة
Goodwill and brand value are important intangibles for a company.
Goodwill ve marka değeri bir şirket için önemli **maddi olmayan varlıklardır**.
Some intangibles like trust can't be measured easily.
Güven gibi bazı **soyut değerler** kolayca ölçülemez.
The company's intangibles increased after the merger.
Şirketin **maddi olmayan varlıkları** birleşmeden sonra arttı.
You can't see respect or loyalty, but those intangibles hold a team together.
Saygı veya sadakati göremezsiniz ama bu tarz **soyut değerler** bir takımı bir arada tutar.
In sports, coaches value intangibles like leadership just as much as stats.
Spor dünyasında, koçlar liderlik gibi **soyut değerleri** istatistik kadar önemserler.
Investors are starting to pay more attention to intangibles during company valuations.
Yatırımcılar, şirket değerlemelerinde **maddi olmayan varlıklara** daha fazla dikkat etmeye başlıyor.