"instantaneously" بـTurkish
التعريف
Hiçbir gecikme olmadan, anında olan bir şey.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya teknik metinlerde kullanılır. Konuşmada 'hemen', 'derhal' daha yaygındır.
أمثلة
The lights turned on instantaneously when I flipped the switch.
Anahtarı çevirdiğimde ışıklar **anında** yandı.
Water freezes instantaneously at very low temperatures.
Su çok düşük sıcaklıklarda **anında** donar.
The message was delivered instantaneously online.
Mesaj çevrimiçi olarak **anında** iletildi.
She felt a chill instantaneously after stepping outside.
Dışarı çıkınca **anında** bir serinlik hissetti.
The two friends recognized each other instantaneously, even after years apart.
İki arkadaş, yıllar sonra bile birbirlerini **anında** tanıdılar.
If you touch the metal, you'll get burned instantaneously.
Metale dokunursan **anında** yanarsın.