"insisting" بـTurkish
التعريف
Başkaları tereddüt ettiğinde veya karşı çıktığında bile bir şeyin yapılmasında veya doğru olduğunda ısrarla diretmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'insist on' veya 'insist that' şeklinde kullanılır ve kararlılığı ya da bazen inatçılığı gösterir.
أمثلة
She keeps insisting that she is right.
O, haklı olduğunu sürekli **ısrar ediyor**.
He is insisting on coming with us.
Bizimle gelmekte **ısrar ediyor**.
The child kept insisting until he got a cookie.
Çocuk bir kurabiye alana kadar **ısrar etti**.
Why are you insisting on doing it your way?
Neden kendi yönteminde **ısrar ediyorsun**?
She was insisting that it wasn’t her fault, no matter what anyone said.
Kim ne derse desin, o bunun kendi suçu olmadığını **ısrarla söylüyordu**.
I appreciate you insisting, but I've made up my mind.
**Israr ettiğin** için teşekkürler, ama kararımı verdim.