"insensitivity" بـTurkish
التعريف
Başka insanların duygularına veya durumuna ilgi göstermemek ya da tepki vermemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'insensitivity to others’ feelings' gibi eleştirel veya nötr anlamlarda kullanılır. 'emotional insensitivity', 'insensitivity to pain' gibi kalıplarla sık geçer. 'indifference' (ilgisizlik) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
His insensitivity hurt her feelings.
Onun **duyarsızlığı** duygularını incitti.
My boss showed insensitivity to my problem.
Patronum, sorunum karşısında **duyarsızlık** gösterdi.
Children can be upset by adults' insensitivity.
Çocuklar, yetişkinlerin **duyarsızlığı** nedeniyle üzülüyor olabilir.
Her comment was pure insensitivity—she didn’t even realize she’d offended anyone.
Onun yorumu tam anlamıyla **duyarsızlıktı**—birini kırdığını bile fark etmedi.
Chronic insensitivity to criticism can prevent someone from improving themselves.
Eleştiriye karşı kronik **duyarsızlık**, birinin kendini geliştirmesini engelleyebilir.
People often mistake confidence for insensitivity, but they're not the same thing.
İnsanlar güveni genellikle **duyarsızlık** ile karıştırır ama ikisi aynı değildir.