"inmost" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin, özellikle duyguların, düşüncelerin veya yerlerin en derin ve en gizli kısmı.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Inmost', edebi ve resmi dilde kullanılır; genellikle duygular ('inmost thoughts'), sırlar veya yerlerin en iç kısmı için kullanılır. Günlük konuşmada pek rastlanmaz; 'innermost' daha yaygındır.
أمثلة
She shared her inmost thoughts with her best friend.
En yakın arkadaşına **en içteki** düşüncelerini paylaştı.
The hero entered the inmost chamber of the castle.
Kahraman, kalenin **en içteki** odasına girdi.
He kept his inmost fears to himself.
**En derindeki** korkularını kendine sakladı.
It takes courage to reveal your inmost feelings.
**En içteki** duygularını ortaya çıkarmak cesaret ister.
She wrote a poem about her inmost desires.
**En içteki** arzuları hakkında bir şiir yazdı.
The story explores the inmost hopes and dreams of its characters.
Hikaye, karakterlerin **en derindeki** umutlarını ve hayallerini keşfediyor.