"inglorious" بـTurkish
التعريف
Onur, şan veya şöhretten yoksun; tam tersine utanç veya rezillik ifade eden durumlar için kullanılır. Genellikle gurur duyulmayan büyük başarısızlıklar için söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi bir dille kullanılır; 'inglorious defeat', 'inglorious end' gibi kalıplarda sık görülür. Küçük hatalar için değil, büyük utanç veya başarısızlık için kullanılır.
أمثلة
It was an inglorious defeat for the team.
Bu takım için **alçaltıcı** bir yenilgiydi.
He ended his career in an inglorious way.
Kariyerini **utanç verici** bir şekilde sonlandırdı.
Her actions were considered inglorious by all.
Onun davranışları herkes tarafından **alçaltıcı** olarak görüldü.
Nobody wants to be remembered for an inglorious mistake.
Kimse **utanç verici** bir hata ile anılmak istemez.
Their escape was as inglorious as their defeat.
Onların kaçışı yenilgileri kadar **alçaltıcı**ydı.
The movie tells the inglorious side of history that many people ignore.
Film, birçok kişinin görmezden geldiği tarihin **utanç verici** yönünü anlatıyor.