"inexpressible" بـTurkish
التعريف
Özellikle bir duygu ya da deneyimin, kelimelerle anlatılamayacak kadar güçlü veya alışılmadık olması durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi ve resmî dilde, duygularla beraber ('tarif edilemez sevinç') kullanılır. Gündelik konuşmada nadirdir.
أمثلة
She felt an inexpressible joy when she saw her newborn baby.
Bebeğini ilk gördüğünde **tarif edilemez** bir sevinç hissetti.
The pain he felt was inexpressible.
Hissettiği acı **tarif edilemez**di.
There was an inexpressible sense of loss after the accident.
Kazadan sonra **tarif edilemez** bir kayıp duygusu oluştu.
It's hard to talk about it; the feeling was truly inexpressible.
Bu konu hakkında konuşmak zor; his gerçekten **anlatılamaz**dı.
Standing at the top of the mountain gave me an inexpressible sense of freedom.
Dağın zirvesinde durmak bana **tarif edilemez** bir özgürlük duygusu verdi.
Sometimes the most important moments in life are just inexpressible.
Hayatta en önemli anlar bazen sadece **tarif edilemez** olur.