"indulged" بـTurkish
التعريف
Kendine ya da başkasına zevk veya lüks yaşama hakkı tanımak, çoğu zaman küçük keyiflere ya da aşırılıklara göz yummak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Zevk, lüks ya da küçük kuralları es geçme anlamı taşır. Sıklıkla 'indulged in chocolate', 'indulged his kids' gibi kalıplarda kullanılır; bazen sınırı aşma veya aşırıya kaçma ima edilir.
أمثلة
He indulged in a big bowl of ice cream.
Koca bir kase dondurmayla kendini **şımarttı**.
She indulged her son by buying him many toys.
Oğluna birçok oyuncak alarak onu **şımarttı**.
We indulged ourselves with a vacation to the beach.
Kendimizi bir tatille sahile giderek **şımarttık**.
I haven't indulged in a good book like that for years.
Uzun zamandır böyle güzel bir kitabı **keyifle okumamıştım**.
She felt a little guilty after she indulged in so much dessert.
Bu kadar çok tatlıyla kendini **şımarttıktan** sonra biraz suçluluk hissetti.
We really indulged at the buffet last night—it was amazing!
Dün gece açık büfede gerçekten **kendimizi şımarttık**—mükemmeldi!