"indomitable" بـTurkish
التعريف
Zorluklara rağmen asla yenilmeyen, her zaman güçlü ve kararlı olan kişi ya da tutum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi ortamlarda, "boyun eğmez ruh" gibi hayranlık belirten ifadelerle kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer.
أمثلة
Her indomitable spirit inspired everyone in the room.
Onun **boyun eğmez** ruhu odadaki herkese ilham verdi.
Despite many losses, the team showed indomitable courage.
Birçok mağlubiyete rağmen, takım **boyun eğmez** bir cesaret sergiledi.
He has an indomitable will to succeed.
Başarmak için **boyun eğmez** bir iradeye sahip.
You can't break her—she's truly indomitable.
Onu asla yıkamazsın—o gerçekten **boyun eğmez**.
Even after failing twice, his indomitable attitude never faded.
İki kez başarısız olmasına rağmen, onun **boyun eğmez** tavrı hiç solmadı.
The city rebuilt with an indomitable spirit after the disaster.
Felaketten sonra şehir **boyun eğmez** bir ruhla yeniden inşa edildi.