اكتب أي كلمة!

"indignity" بـTurkish

aşağılanmahakaret (onur kırıcı)

التعريف

Bir kişiye haksız veya küçük düşürücü bir muameleyle utanma, aşağılanma veya onurunu kaybetme hissi yaşatan durum.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Sadece ciddi, derin yaralayıcı hakaret veya utançlar için kullanılır; küçük rahatsızlıklar için uygun değildir. 'Suffer the indignity of' ifadesi birinin bir aşağılanmaya katlanmasını anlatır.

أمثلة

He felt the indignity of being ignored by his colleagues.

Çalışma arkadaşları tarafından görmezden gelinmenin **aşağılanmasını** yaşadı.

Losing his wallet in public was an indignity he couldn’t forget.

Cüzdanını herkesin önünde kaybetmek, unutamadığı bir **aşağılanmaydı**.

The prisoner suffered many indignities during his captivity.

Mahkum, esaret boyunca birçok **aşağılanmaya** maruz kaldı.

It's such an indignity to be searched at the entrance like a criminal.

Girişte bir suçlu gibi aranmak tam bir **aşağılanma**.

She refused to accept the indignities of the unfair system.

Haksız sistemin **aşağılanmalarını** kabul etmeyi reddetti.

Having to apologize in front of everyone was an indignity he would rather avoid.

Herkesin önünde özür dilemek, onun kaçınmak istediği bir **aşağılanmaydı**.