"in a real state" بـTurkish
التعريف
İngiliz gayriresmî dilinde, birinin çok üzgün, stresli veya karmaşık bir durumda olduğunu anlatan bir ifadedir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
İngiliz İngilizcesinde, bilhassa gayriresmî durumlarda ve çoğunlukla insanları tarif etmek için kullanılır. Sıklıkla 'about' ile birlikte gelir. Eşyalar için kullanılmaz.
أمثلة
She was in a real state after losing her phone.
Telefonunu kaybettikten sonra **çok kötü durumdaydı**.
The children were in a real state when the dog ran away.
Köpek kaçınca çocuklar **perişan oldu**.
He gets in a real state before exams.
Sınavlardan önce **çok kötü duruma düşüyor**.
She called me, absolutely in a real state, not knowing what to do next.
Bana telefon etti, **çok kötü durumdaydı**, ne yapacağını bilmiyordu.
Don't worry, Dad always gets in a real state when we're late.
Endişelenme, babam biz geç kaldığımızda hep **perişan olur**.
By the time I saw the kitchen, Mum was in a real state trying to cook three things at once.
Mutfağı gördüğümde annem **perişan halde** üç yemeği birden pişirmeye çalışıyordu.