"in a fix" بـTurkish
التعريف
Birisi 'zor durumda' ise, geçici ama çözülebilecek bir sorunla karşı karşıya kalmış ve ne yapacağını bilmiyordur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda kullanılır; genellikle kısa süreli ve çözülebilir sorunlarda geçerlidir. Çok ciddi krizler için değildir. Benzer ifadeler: 'sıkışmak', 'zor durumda kalmak'.
أمثلة
I'm in a fix because I lost my keys.
Anahtarlarımı kaybettim, şu an tam anlamıyla **zor durumdayım**.
If you don't help me, I'll be in a fix.
Bana yardım etmezsen, ben **zor durumda** kalacağım.
He was in a fix after missing the last bus home.
Son otobüsü kaçırınca **zor durumda** kaldı.
I'm really in a fix this time — my phone died and I can't call for a ride.
Bu sefer gerçekten **sıkıntıdayım** — telefonum kapandı ve araç çağıramıyorum.
We were in a fix when the restaurant lost our reservation.
Restoran rezervasyonumuzu kaybedince **zor durumda kaldık**.
She knew she was in a fix the moment her boss asked for the missing report.
Patron eksik raporu isteyince onun **zor durumda** olduğunu anladı.