"impudent" بـTurkish
التعريف
Kişinin özellikle otoriteye veya büyüklere karşı saygısızca ve cesurca davranışlar sergilemesi durumudur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu kelime resmi ve yazılı İngilizcede sıkça kullanılır. 'impudent child' veya 'impudent remark' gibi kalıplarla karşılaşabilirsiniz. Benzer anlamda 'insolent' veya 'impertinent' kelimeleriyle karıştırılabilir; ama bağlama göre farklılık gösterir. Genellikle otorite veya büyüklere olan cüretkâr saygısızlığı anlatır.
أمثلة
The student gave an impudent answer to the teacher.
Öğrenci öğretmene **küstahlık eden** bir cevap verdi.
It was impudent of him to interrupt the meeting like that.
Toplantıyı böylesine bölmek onun için oldukça **küstahlık eden** bir davranıştı.
She found his impudent behavior shocking.
Onun **saygısız** davranışı kadını şoke etti.
You’re being impudent—apologize right now!
Sen çok **saygısızsın**, hemen özür dile!
Only an impudent person would make a joke at a time like this.
Böyle bir anda yalnızca **saygısız** biri şaka yapar.
His impudent grin told me he wasn’t sorry at all.
Onun **küstahlık eden** gülümsemesi, hiç pişman olmadığını gösteriyordu.