اكتب أي كلمة!

"impending" بـTurkish

yaklaşan (genellikle olumsuz)

التعريف

Çok yakında olacak olan bir şeyi, genellikle olumsuz veya korkutucu bir durumu ifade eder.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genelde ciddi veya resmi ortamlarda kullanılır. Çoğunlukla olumsuz veya istenmeyen bir durumu tanımlar ('impending storm', 'impending doom'). Olumlu durumlar için nadiren kullanılır, ve genellikle yaklaşan olaydan önce gelir.

أمثلة

The dark clouds signal an impending storm.

Kara bulutlar **yaklaşan** fırtınanın habercisi.

Everyone was worried about the impending exam.

Herkes **yaklaşan** sınavdan endişeliydi.

The news warned citizens of an impending crisis.

Haberler, vatandaşları **yaklaşan** bir kriz konusunda uyardı.

He felt nervous about the impending results of his job interview.

**Yaklaşan** mülakat sonuçları konusunda gergindi.

Despite the impending deadline, she kept calm and finished her work.

**Yaklaşan** teslim tarihine rağmen, sakin kalıp işini bitirdi.

There’s no need to panic about the impending changes—let’s see what happens.

**Yaklaşan** değişikliklerden panik yapmaya gerek yok—görelim neler olacak.