"immerse" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi tamamen sıvının içine sokmak ya da bir işe veya deneyime tamamen dalmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
İfadeler 'immerse in water' (suya tamamen daldırmak) ve 'immerse yourself in work' (işe kendini tamamen vermek) şeklindedir. Yüzeysel ya da kısa süreli uğraşlar için kullanılmaz.
أمثلة
Please immerse the vegetables in water.
Lütfen sebzeleri suya **daldırın**.
He likes to immerse himself in his studies.
O, derslerine **kendisini kaptırmayı** sever.
Do not immerse the phone in water.
Telefonu suya **daldırmayın**.
When I travel, I try to immerse myself in the local culture.
Seyahat ederken, yerel kültüre **tamamen dahil olmaya** çalışırım.
To really learn a language, you should immerse yourself in it as much as possible.
Bir dili gerçekten öğrenmek için, kendinizi olabildiğince o dile **vermeli**siniz.
She was so immersed in her book that she missed dinner.
O kadar eğildi ki kitabına, akşam yemeğini kaçırdı.