"idiosyncratic" بـTurkish
التعريف
Kişisel alışkanlık veya özelliklerinden dolayı alışılmışın dışında olan, kendine özgü olan kişi veya şey için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok akademik veya tanımlama amaçlı cümlelerde, olumlu veya nötr anlamda özgünlük için kullanılır. Olumsuz veya zararlı özelliklerde kullanılmaz.
أمثلة
His idiosyncratic style made his paintings easy to recognize.
Onun **kendine has** tarzı, tablolarının kolayca tanınmasını sağladı.
She has an idiosyncratic way of organizing her desk.
Masasını düzenlemede **özgün** bir yolu var.
The author’s idiosyncratic use of language makes his books special.
Yazarın dili **kendine has** kullanması kitaplarını özel kılıyor.
He always adds an idiosyncratic twist to recipes he tries.
Denediği tariflere her zaman **özgün** bir dokunuş katar.
Their band's idiosyncratic sound sets them apart from others.
Grubun **kendine özgü** sound'u onları diğerlerinden ayırıyor.
My boss has some pretty idiosyncratic rules that nobody else follows.
Patronumun kimsenin uymadığı oldukça **özgün** kuralları var.