"i don't have time to breathe" بـTurkish
التعريف
Bu ifade çok yoğun olup hiç boş vaktinin olmadığını belirtir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük, samimi konuşmalarda aşırı meşguliyeti abartmak için kullanılır. Gerçekten nefes alamamakla ilgili değildir.
أمثلة
Lately, I don't have time to breathe with all this work.
Son zamanlarda, bütün bu işlerle **nefes alacak vaktim yok**.
She said she doesn't have time to breathe during exams.
Sınavlar sırasında **nefes alacak vaktinin olmadığını** söyledi.
Sometimes I don't have time to breathe at my job.
Bazen işimde **nefes alacak vaktim olmuyor**.
With all these meetings, I don't have time to breathe!
Bütün bu toplantılarla **nefes alacak vaktim yok**!
Honestly, this week I don't have time to breathe—it's non-stop chaos.
Açıkçası bu hafta **nefes alacak vaktim yok**—her şey sürekli bir kaos.
Between work, kids, and chores, I don't have time to breathe these days.
İş, çocuklar ve ev işleri derken bu aralar **nefes alacak vaktim yok**.