"hunch up" بـTurkish
التعريف
Soğuk, korku ya da rahatsızlık hissiyle omuz ve sırtı öne eğerek vücudu küçültmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayriresmî konuşmada kullanılur. Soğuktan, korkudan ya da dar bir yere sığmak için vücudu küçültmeyi anlatır. 'hunch over' (iş yaparken öne eğilmek) ile karıştırmayın.
أمثلة
The boy hunched up in his coat because he was cold.
Çocuk üşüdüğü için paltosunda **büzüldü**.
Please don't hunch up your shoulders when you walk.
Yürürken lütfen omuzlarını **büzme**.
She hunched up in the corner, trying not to be seen.
O, köşede **büzülmüş** halde kimseye görünmemeye çalışıyordu.
Whenever it rains, I hunch up under my umbrella to stay dry.
Yağmur yağdığında, ıslanmamak için şemsiyemin altında **büzülürüm**.
You could tell he was nervous—he just sat there, totally hunched up.
Gergin olduğu belliydi—sadece oturmuş, tamamen **büzülmüştü**.
After a long day, I like to hunch up on the sofa with a good book.
Uzun bir günün ardından, iyi bir kitapla kanepede **büzülmeyi** seviyorum.