"hum" بـTurkish
التعريف
Kelimesiz bir şekilde şarkı söylemek ya da makinelerin, böceklerin çıkardığı sürekli düşük ses.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘Mırıldanmak’ sessizce şarkı söylemek, ‘uğuldamak’ ise makine veya böcek sesleri gibi sürekli arka plan sesi için kullanılır. ‘Humming with activity’ ifadesinde olduğu gibi mecaz anlamda canlılık anlatabilir.
أمثلة
She likes to hum her favorite song.
Sevdiği şarkıyı **mırıldanmayı** sever.
The fridge makes a quiet hum.
Buzdolabından hafif bir **uğultu** geliyor.
Bees hum in the garden.
Bahçede arılar **vızıldıyor**.
He was so happy he started to hum while cooking dinner.
O kadar mutluydu ki akşam yemeği yaparken **mırıldanmaya** başladı.
There’s a constant hum in this office from all the computers.
Bu ofiste bütün bilgisayarlardan sürekli bir **uğultu** geliyor.
The whole place was humming with excitement before the show started.
Gösteri başlamadan önce her yer heyecanla **kaynamaktaydı**.